No: 11 Kasım 2007

HC Lewis (haw@ssi.dk)1,2, S Ethelberg1,3, M Lisby4, SB Madsen4, KEP Olsen3, P Rasmussen4, C Kjelsø1, L Vestergaard1, K Qureshi1, M Howitz1 and K Mølbak1

  1. Department of Epidemiology, Statens Serum Institut, Copenhagen, Denmark
  2. European Programme for Intervention Epidemiology Training (EPIET)
  3. Department of Bacteriology, Mycology and Parasitology, Statens Serum Institut, Copenhagen, Denmark
  4. Fødevareregion Øst (Regional Veterinary and Food Control Authority East), Copenhagen, Denmark

16 Ağustos 2007: Danimarka Bölgesel Gıda Otoritesi ((Fødevareregion Øst) ve Statens Serum Enstitüsü (SSI)'ne Shigella sonnei enfeksiyonu salgını bildirildi. İlk vakalar iki farklı şirketin kantininde aralarında çiğ kornişon mısırı ve şeker kamışının olduğu çeşitli sebzeleri tüketen personele aitti. Sonrasında başka vakaların da ortaya çıkmasıyla yapılan görüşmeler olası kaynağın Ağustos başında dağıtılmış olan kornişon mısırı ve şekerli gevrek bisküvi olduğunu göstermiştir. Söz konusu şüpheli gıdalar toptancı tarafından ülkedeki pek çok manava, hazır yemek şirketine, restoran ve dükkanlara dağıtılmıştır. İlgili şüphelerin artması üzerine Veterinerlik ve Gıda Dairesi 17 Ağustos'ta kornişon mısırı ve şekerli gevrek bisküvisini geri çağırmıştır. Bunun yanında SSI salgının uzantısını ve kaynağını belirlemek amacıyla araştırmaları üzerine almıştır.

Enfeksiyonun işyeri kantininde tüketilen kornişon mısırından kaynaklandığına ilişkin ön hipotezin doğrulanması için salgından etkilenen işyerlerinde grup çalışması uygulanmıştır. Kantinde yemek yediği belirlenen 103 kişiyle yapılan anketler 21 Ağustos ayında cevaplanmıştır. Bu kişilerin 24'ünde Shigella enfeksiyonu ile tutarlı olduğu belirlenen gastroentestinal belirtiler rapor edilmiştir. Anketteki soruların bir kısmı çalışanların hangi günlerde kantinden yemek yediğini, bir kısmı ise kornişon mısırının servis edildiği 6 ve 7 Ağustos tarihlerinde ne yediklerini tespit etmek üzere sorulmuştur. 6, 7 ve 8 Ağustos tarihlerinde kantinde yemek yiyen kişilerde önemli olmamakla birlikte daha yüksek bağıl hastalık riski gözlenmiştir. Kornişon mısırı yiyen kişilerde gastroentestinal belirtiler için bağıl risk 6 Ağustos'ta 4.6 (95% CI: 2.0 -10.9) ve 7 Ağustos'ta 4.0 (95% CI: 1.7-9.6)'tü. 6 ya da 7 Ağustos tarihlerinde kornişon mısırı yiyen personelde kriz oranı % 64 olarak belirlenmiştir.
Yapılan grup çalışmasının yanı sıra Danimarka'nın dört bir yanından gelen vaka haberleri sonrasında yapılan görüşmelerde belirtilerden önce tüketilen gıda ile ilgili sorular enfeksiyon kaynağının kornişon mısırı olduğunu göstermektedir. Pek çok işyerinin salgından etkilendiği ve şüpheli ithal kornişon mısırının buradaki salata barlarda kullanıldığı bulunmuştur. Epidemiyolojik çalışmalar ve geri izleme çalışmaları salgının Tayland'tan ithal edilen kornişon mısırı olduğunu ortaya çıkarmıştır.

6-24 Ağustos 2007: Bu tarihlerde 122 tane S. Sonnei izolatı bildirimi yapılmıştır. Bu sayı 2006 yılının tamamında 46 olan izolat sayısının yaklaşık üç katıdır. 1 Ağustos sonrasında Danimarka'da belirtilerden üç gün önce endemik bir alanda yolculuk yapan kişilerde başka bir nedenden ötürü ortaya çıkma olasılığı bulunan vaka hariç tutulmuş ve herhangi bir S. Sonnei enfeksiyonu olarak tanımlanmıştır.

Bu zamana kadar vaka tanımına uyan 120 olay gerçekleşmiştir (122 bildirimden 2 tanesi yolculukla ilgili olduğu gerekçesiyle hariç tutulmuştur). Danimarka'daki vakaların tümü laboratuar gözetim sistemi ile rapor edilmiştir. Ancak vakaların büyük kısmı (120 vakanın 97'si, %81) Zelenda'ya aittir. 1-92 yaş aralığında ortalama yaş 38 olup, 90 vaka (%75) kadınlarda görülmüştür. 6-17 Ağustos tarihleri arasında görülen 55 vakada belirtilerin başlangıç tarihleri tespit edilmiştir. Bunların 13'ünde kişiler hastaneye kaldırılmıştır. 35 vaka derinlemesine incelenmiş hepsinde ishale rastlanmıştır. Bunların yarısı (35 vakanın 17'si) kanlı ishal, %91'i (35 vakanın 32'si) mide kramplarından şikayetçidir.

18 Ağustos 2007: Erken Uyarı Yanıt Sistemi raporu yayınlandı. Raporda elde edilen veriler sonrasında salgının Danimarka ile sınırlı olduğu ancak diğer ülkelerin de S. sonnei vakaları konusunda dikkatli olması gerektiği ifadelerine yer verildi. Danimarka'nın bir kısım kornişon mısırını ithal ettiği İsveç'ten birkaç vaka haberi gelse de, mikrobiyal testlerin düzenli olarak yapıldığı göz önüne alındığında hepsinin Danimarka'dan kaynaklanması oldukça uzak bir ihtimal olarak görülmektedir.

SON DURUM- ÖZET

HC Lewis (haw@ssi.dk)1,2, M Kirk3, S Ethelberg1,4, R Stafford5, KEP Olsen4, EM Nielsen4, M Lisby6, SB Madsen6 and K Mølbak1

  1. Department of Epidemiology, Statens Serum Institut, Copenhagen, Denmark
  2. European Programme for Intervention Epidemiology Training (EPIET)
  3. OzFoodNet, Commonwealth Department of Health and Ageing, Canberra, Australia
  4. Department of Bacteriology, Mycology and Parasitology, Statens Serum Institut, Copenhagen, Denmark
  5. OzFoodNet, Communicable Diseases Branch, Queensland Health, Brisbane, Australia
  6. Fødevareregion Øst (Regional Veterinary and Food Control Authority East), Copenhagen, Denmark

Danimarka ve Avustralya'da eşzamanlı olarak ortaya çıkan Shigella sonnei salgınlarının önceden tahmin edildiği gibi Tayland'taki paketleme tesisinde ambalajlanan kornişon mısırı ile bağlantılı olduğu dağıtım zincirinin geri izlenmesi ile belirlendi. Dağıtım kayıtlarına göre üç ülke daha kontaminasyon sürecinde söz konusu ürünü satın almıştı. Dünya Sağlık Örgütü Uluslar arası Gıda Güvenliği Yetkilileri Ağı (INFOSAN) bu üç ülkeye konuyla ilgili uyarıda bulundu. İlgili S. Sonnei vakaları bu ülkelerde rapor edilmedi.

Danimarka
Danimarka'da 1 Ağustos- 30 Eylül tarihleri arasında Kopenhag'taki Statens Serum Enstitüsü'ne laboratuar tarafından doğrulanmış 218 S. Sonnei enfeksiyonu vakası rapor edildi. Yapılan incelemelere göre 12 vakada yakın zamanda yabancı ülkelere yolculuk yapılmıştı, 2 vakada enfeksiyon nedeni olarak başka alternatifler vardı ve üç tanesi ikincil vaka durumundaydı. Bunlar hariç tutulduğunda geriye 201 birincil yerli vaka kalıyordu.

Avustralya
Avustralya'da laboratuar tarafından doğrulanmış toplam 12 vaka rapor edildi. Bu enfeksiyonların hepsi Queensland eyaletinde meydana gelmişti. Bu vakaların ikisi Victoria eyaleti, biri Yeni Zelanda'da ikamet eden kişileri de kapsamaktaydı. Tüm vakalarda hastalığın başlangıç tarihi 9-27 Ağustos 2007 aralığındaydı.

Gıda Analizi
İthal edilmiş kornişon mısırları arasındaki şüpheli partilerin mikrobiyolojik incelemesi sonucunda çeşitli Salmonella enterica serotipleri ve yüksek düzeyde Escherichia coli tespit edildi. Bu bulgular fekal kontaminasyon olduğunu gösteriyordu. Shigella spp. tespit edilmemesi kontaminasyon düzeyinin düşük olduğuna işaret ediyordu. Avustralya bulaşmanın olduğu mısır partisini test edemiyordu ancak aynı ithalatçıdan alınan diğer partilere ait 25'er gramlık örneklerde >100 kob (koloni oluşturma birimi)/gram E. coli'ye rastlandı.

Sonuç
Danimarka'da kornişon mısırının neden olduğu bu salgının ardından kornişon mısırı tüketimi ile ilgili vaka raporları hazırlandı ve yapılan topluluk çalışmasında hastalıkla önemli düzeyde ilgili olduğu sonucuna varıldı. Danimarka'da salgın zinciri antibiyotik direnç örüntüsünün yayınlanmasını takiben Avustralya kamu sağlığı otoriteleri arasında salgınların bağlantılı olduğu görüşü arttı. Danimarka ve Avustralya'dan alınan bu izolatların PFGE paternlerinin birbirinden ayırt edilememesi bu düşünceleri güçlendirdi. Eurosurveillance raporuna göre Avrupa Birliği Erken Uyarı ve Yanıt Sistemi (EWRS), Gıda ve Yem Maddeleri için Hızlı Alarm Sistemi (RASSF), Enternet, Pulsenet Avrupa, Pulsenet ABD, Pulsenet Asya ve INFOSAN gibi çok sayıda uluslar arası ağlar aracılığıyla salgın ve salgın zinciri konusundaki uluslar arası bilinç arttı. Bu salgın, kontamine bir gıda uluslar arası ticarete sokulduğunda ve hastalığa neden olduğunda tanımlamaya yardımcı olması açısından zamanında gerçekleştirilen uluslar arası iletişimin önemini vurgulamaktadır.

Referanslar
http://www.eurosurveillance.org/ew/2007/070830.asp
http://www.eurosurveillance.org/ew/2007/071004.asp

Geri