No: 11 Kasım 2007

AVRUPA'DA GIDA GÜVENLİĞİ NASIL ALGILANIYOR?

Sağlık ve Tüketiciyi Koruma Genel Müdürlüğü ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından Avrupa Birliği ülke vatandaşlarının risk algısı, gıda güvenliği konusuna bakışı, mevcut konulara ilgisi üzerine yapılan araştırma çalışması Şubat 2006'da yayınlandı.
Araştırma Avrupa Birliği üyesi olan 25 ülkede kişilerle evlerinde ana dilleriyle 2 Eylül- 6 Kasım 2005 tarihleri arasında yapılan yüz yüze görüşmeler şeklinde yürütüldü. Çalışma Yayın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen Standart Eurobarometer anketleri metadolojisi kullanıldı.

Okuyuculara bu araştırma sonuçlarının tahmin olduğunu, doğruluğun örnek boyutu ve gözlenen oranlara bağlı olduğunu hatırlatıyoruz. Akılda tutulması gereken bir başka nokta da araştırmanın belirli bir çerçevede yürütüldüğü ve cevap veren kişilerin soruları verilen cevap seçeneklerindeki terimlere bağlı kalarak yanıtladığıdır.

1. Risk algılamaları

Soru Listeden size potansiyel riskleri okuyacağım. Lütfen bunların her birinin sizin başınıza gelmesi olasılığı üzerine fikrinizi belirtin.

Araştırmanın risk konuları üzerine olan kısmına göre AB vatandaşlarının, beşte ikisi olmak üzere, önemli bir kısmı sağlıklarının tükettikleri gıdalardan ötürü zarar görebileceğini düşünmektedir.

Soru. Gıda dendiğinde aklınıza hangi kelimeler geliyor? (Mümkünse çok sayıda yanıt)

Bununla birlikte gıda Avrupalılarda genellikle iyi çağırışımlar yapıyor. Tüketiciler gıdayı en önemli unsur olarak gördükleri lezzet ve memnuniyet ile bağdaştırıyor. Bunun yanında gıdayı sağlıkla bağdaştıranların oranı beşte bir.

Soru. Gıda alışverişine gittiğinizde tercihlerinizi etkileyen en önemli faktörleri söyler misiniz? (En fazla 2 yanıt)

Gıdayı satın alırken kalite (%42) ve fiyatın (%40) tüketici tercihini etkileyen en önemli faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuçlara göre sağlık, gıda ile ilgili birincil düzeyde endişe kaynağı değildir ve tüketicinin tercihlerinde en önemli faktör olarak rol oynamamaktadır.

Soru. Gıdayla ilgili aklınıza gelen sorun ya da riskler nelerdir? (Mümkünse çok sayıda yanıt)

Kendilerine sorulduğunda Avrupalıların %42'si yedikleri gıdanın sağlık sorunlarına neden olmasının muhtemel olduğunu düşünmektedir. Araştırmaya göre kişilerden gıdaya ilişkin problem ya da riskleri spesifik olarak belirlemeleri istendiğinde görüş birliği düşüncesi olmaksızın pek çok şey kendiliğinden akla gelmektedir.Gıda zehirlenmesi ilk sırayı alırken (%16), onu %14'le kimyasallar ve %13 ile obezite izlemektedir. Cevap verenlerin %7'si gıdaya ilişkin sorun ya da risklerin bulunmadığı görüşündedir.

Soru Lütfen aşağıda verilen konular için ne ölçüde endişelendiğinizi belirtiniz (çok endişeli, oldukça endişeli, pek endişeli değil, hiç endişeli değil).

Ancak tüketiciler yapılan bir sunuda potansiyel konuları el alan bir liste gösterildiğinde gıda ile ilgili olası riskleri konusundaki endişenin oldukça geniş bir alana yayıldığı görülüyor.

Endişe düzeylerini birbirinden ayırt edebilmek amacıyla endişe derecelerinin sayısal değerlere dönüştürülmesi ile kararların "ortalama indeksi" oluşturulmuştur (Ortalama indeksin hesaplanmasında +100 "çok endişeli", +67 "oldukça endişeli", +33 "pek endişeli değil" ve 0 "hiç endişeli değil" cevaplarına tekabül etmektedir. Hesaplamalar yapılırken "Bilmiyorum" cevabı çıkarılmıştır).

Söz konusu ülkelerde insanların 14 potansiyel riskle ilgili endişe duyup duymadıklarını ölçmeye yönelik sorular doğrultusunda aşağıda verilen tablolar "endişeli" cevapları için her üye ülkede en fazla endişe duyulan potansiyel riskleri ve oranlarını göstermektedir.

Meyve, sebze ve tahıllarda pestisit kalıntıları

Yunanistan

87%

İtalya

86%

Macaristan

80%

Fransa

76%

Portekiz

76%

Slovenya

75%

Avrupa Birliği (25)

71%

Almanya

69%

İspanya

63%

Finlandiya

59%

 

Ette antibiyotik ve hormon gibi kalıntılar

Kıbrıs

88%

Yunanistan

87%

Avrupa Birliği (25)

68%

Belçika

66%

 

Kuş gribi virüsü gibi yeni virüsler

Malta

84%

Letonya

75%

Avrupa Birliği (25)

66%

Hollanda

53%

 

Yumurtadaki salmonella gibi bakteri kontaminasyonu

Çek Cumhuriyeti

75%

Lüksemburg

75%

Slovakya

72%

Avrupa Birliği (25)

65%

 

Ev dışı gıda işlemesinde hijyenik olmayan koşullar

Polonya

82%

İngiltere

75%

Danimarka

71%

Avrupa Birliği (25)

69%

İrlanda

69%

İspanya

63%

 

Renklendirici, koruyucu, tatlandırıcı gibi katkı maddeleri

Litvanya

79%

Estonya

65%

Avrupa Birliği (25)

61%

 

Yiyecek ve içeceklerde genetiği değiştirilmiş ürünler

Avusturya

69%

Avrupa Birliği (25)

62%

 

Çiftlik hayvanlarının refahı

Danimarka

71%

İsveç

67%

Avrupa Birliği (25)

60%

 

Cıva ya da dioksinler gibi kirleticiler

Belçika

66%

Avrupa Birliği (25)

63%

Meyve ve sebzelerdeki pestisit kalıntıları özellikle Akdeniz ülkeleri (Yunanistan, İtalya, Portekiz ve İspanya) ve onları takip eden Fransa, Almanya, Macaristan, Slovenya ve Finlandiya olmak üzere dokuz AB üye ülkesinde üst sırada yer almaktadır.

Yunanlıların %87'si pestisit kalıntılarından duyduklarına eşit düzeyde etteki antibiyotik ve hormon gibi kalıntılarının varlığından endişe duyduklarını beyan etmişlerdir. Kıbrıslılar'ın da %88'i bu kontaminantlardan duydukları endişeyi dile getirirken Belçika'da bu oran üçte ikidir.
Avrupa'daki kuş gribi vakalarının tespiti için yapılan alan çalışmalarına rağmen Malta, Letonya ve Hollanda'da insanlar en çok bu konuda kaygılanmaktadır.

Çek Cumhuriyeti, Lüksemburg ve Slovakya'da %70'in üzerindeki oranlar bakteri kontaminasyonunun bu ülkede en fazla endişeye neden olan potansiyel risk olduğunu göstermektedir.

Ev dışı gıda işlemesinde hijyenik olmayan koşullar İrlanda, İngiltere, Danimarka, Polonya ve İspanya'da en yüksek orana sahip endişe kaynağıdır.

Renklendirici, koruyucu, tatlandırıcı gibi katkı maddelerinin neden olduğu kaygı Litvanya ve Estonya olmak üzere iki Baltık ülkesinde en yüksek düzeydedir.

Avusturyalılar'ın %70'e yakını yiyecek ve içeceklerdeki genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik kaygılarını bildirmişlerdir.

Çiftlik hayvanlarının refahı Danimarkalılar ve İsveçliler için en büyük endişe kaynağıdır.

Son olarak her üç Belçikalı'dan ikisinin gıdalardaki civa ve dioksin gibi kirleticilerin varlığına ilişkin endişelerini iletmesinden 1999'da Belçika'daki tavuklarda tespit edilen dioksine ilişkin olayın akıllarda kaldığı anlaşılmıştır.

Yapılan analiz endişeli kimselerin bir profili olduğunu göstermektedir. Topluluğun üçte biri "çok endişeli" örüntüsü göstermektedir. Kadınlar ve eğitim düzeyi düşük olan kişilerin çoğu bu grupta yer almaktadır. "Pek endişeli değil" grubu ise beşte birlik kesimi oluşturmaktadır.

2. Kamu yetkililerinin faaliyetleri hakkındaki görüşler

Soru. Gıda güvenliği ile ilgili AB yönetmeliklerini daha önce duydunuz mu?

Gıda güvenliği politikaları ele alındığında yapılan araştırmaya göre AB vatandaşlarının %61'i gıda güvenliği ile ilgili AB yönetmeliklerinden haberdardır. Eğitim göz önüne alındığında 15 yaşından itibaren eğitime devam etmeyenler (%51) ile 20 yaşa kadar ve sonrasında eğitimini tamamlamış kişiler (%71) arsında %20'lik bir bilinç düzeyi boşluğu bulunmaktadır.

Soru. Aşağıdaki söylemlerin her biri için görüşünüzü belirtir misiniz? (Tamamen katılıyorum, kısmen katılıyorum, kısmen katılmıyorum, tamamen katılmıyorum)

Vatandaşların kamu otoritelerinin gıdayla ilgili faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerine göre kişilerin %58'i kamu otoritelerinin gıda riski ile ilgili konularda karar alırken en güncel teknolojik bulguları kullandıklarını düşünmektedir ve her iki kişiden biri gıda kaynaklı riskler konusunda halkı bilinçlendirdikleri düşüncesiyle kamu otoritelerini takdir etmektedir.

Soru. Aşağıdaki söylemlerin her biri için görüşünüzü belirtir misiniz? (Tamamen katılıyorum, kısmen katılıyorum, kısmen katılmıyorum, tamamen katılmıyorum)

AB vatandaşlarının %62'si AB'deki gıda yasalarının sert olduğunu düşünürken, uygulanabilirlikleri konusunda bazı tereddütlerin ortaya çıktığı görülmektedir. Bunun yanında vatandaşların %46'sı bu konuda gerektiği gibi hareket edildiği fikrindedir.

Soru. Avrupa Birliği'ndeki kamu otoritelerinin gıda güvenliği konusundaki faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tüketicilerin yaklaşık olarak yarısı AB'deki kamu otoritelerinin gıda güvenliği riskleri konusunda yeterli düzeyde çalıştığını düşünürken, kişilerin üçte biri daha fazlasının yapılabileceği görüşündedir. Erkekler, genç katılımcılar ve öğrencilerin bu konudaki memnuniyet düzeylerinin yüksekliği dikkati çekmektedir.

Soru. On yıl öncesiyle karşılaştırıldığında gıda güvenliği konusunda ne düşünüyorsunuz? (Gelişti, aynı kaldı, geriledi)

Gıda güvenliği kavramının son on yıldaki evrimine bakıldığında kamu görüşüne göre %38'lik kesim gıda güvenliğinin geliştiğini, %29'u aynı kaldığını, %28'i ise gerilediğini düşünmektedir. Gerileme olduğuna inananlar aynı zamanda gıda güvenliği riskleri konusunda en karamsar düşünenlerdir.

3. Bilgi Kaynakları

Sıra bilgi kaynaklarının değerlendirilmesine geldiğinde vatandaşların gıda güvenliği konusundaki haberlerin büyük çoğunluğunu medyadaki haberlerden edindiği sonucu ortaya çıkıyor.

Soru. Lütfen sağlık riskleri konusunda medyada ne sıklıkta haberler gördüğünüzü ya da duyduğunuzu belirtiniz.

Bu sorunun ardından gıda güvenliği konusunda medyadan bilgi edindiğini belirtenlere aldıkları haber sonrasında sergiledikleri davranışlar soruldu.

Soru Bir gıdanın kötü olduğu ya da güvenli olmadığı yönünde aldığınız son habere nasıl tepki verdiniz?

Gıda ile ilgili sağlık riskleri konusunda daha fazla kaygılanma eğiliminde olanlar, fazla endişelenmeyenlere kıyasla, güvenli ya da sağlıklı olmayan gıdalarla ilgili haberler sonrasında tüketim davranışlarını daha fazla değiştirme eğilimindedir. Aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi kişilerin "çok endişeli" grubundakilerin %22'si kalıcı olarak yeme alışkanlıklarını değiştirmektedir. Bunun yanında "pek endişeli değil" grubunda yer alanların yalnızca %8'i benzer tutum sergilemektedirler. Bu gruptaki kişilerin %36'sı duydukları hikâyeyi önemsemezken, "çok endişeli" grubunun sadece %12'si duyduklarını görmezden gelmektedir.

 

Pek endişeli değil (%)

Biraz endişeli (%)

Çok endişeli (%)

AB ortalaması (%)

Alışkanlıklarını kalıcı olarak değiştirdi

8

15

22

16

Geçici olarak tüketmedi

25

40

41

37

Endişelendi ancak bir şey yapmadı

26

22

22

23

Bilgiyi önemsemedi

36

17

12

19

Son olarak tüketicilere gıda riskleri hakkında bilgi almak için kimlere güvendikleri soruldu. Tüketici grupları, doktorlar, bilim adamları ve kamu otoriteleri en güvenilir kaynaklar olarak gösterilirken medyanın yanı sıra işin ekonomik boyutuyla ilgisi bulunan üreticiler, çiftçiler ve perakendeciler en az güvenilir kaynaklar oldukları düşünülüyor.

Soru. Balık ya da tavukla ilgili ciddi bir sağlık riski bulunduğunu varsayın. Sizi risk konusunda bilgilendirmesi için en çok kime güvenirsiniz? (En fazla iki yanıt)

Referans
http://www.bfr.bund.de/cm/221/risk_issues_executive_summary_on_food_safety.pdf

Geri