Güvenli Gıda
Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda (EBSO) Gıda Sanayicileri ve Akademisyenlerin Katılımıyla Gerçekleşen Toplantıda, Gıda Ürünlerinde Zirai Mücadele Amaçlı Kullanılan Tarım İlaçları ve Bunların İnsan Sağlığı Üzerindeki Olumsuz Etkileri Ele Alındı.
"EBSO Güvenli Gıda Gündemi" çerçevesinde, düzenlenen toplantıda gıda sanayicilerine konu hakkında bilgi veren Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nafiz Delen, tarım ilaçlarının Türkiye'de bilinçsiz ve kontrolsüz kullanıldığına dikkat çekti. Avrupa Komisyonu Sağlık ve Tüketici Koruma Genel Müdürlüğü yetkililerinin, 3 - 7 Eylül 2007 tarihinde Türkiye'ye gelerek pestisitler üzerine araştırma yaptığını anlatan Delen, araştırma sonunda hazırlanan 20 sayfalık raporun 7 Ocak 2008'de açıklandığını belirterek, "Rapora göre; Türkiye'de ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin yüzde 75'inden fazlası AB'de kullanılmayan ürünler. Tarım analiz laboratuarları teknik ve personel açısından yeterli ancak akredite değil, bu nedenle de güvenilirliği yok" dedi.
Üreticinin tarım ilaçları satan bayilerin önerileri ile hareket ettiğini söyleyen Delen, tarımla savaşım yönergesinin 1995 yılında değiştiğini, buna karşılık tarım ürünlerindeki kalıntı oranlarının üç kez değiştiğini hatırlatarak, yönetmeliklerin, yönergelerin sık aralıklarla güncelleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Delen, bitkilerin hastalık, zararlı ve yabancı otların etkilerinden ekonomik ölçüde korunmasını ve ürün kalitesinin arttırılmasını amaçlayan zirai mücadelenin "kimyasal savaşım" yöntemiyle yürütüldüğünü belirterek, "Buna karşın bilinçsiz ve kontrolsüz kimyasal savaşım, zararlı organizmaların tarım ilaçlarına hızla dayanıklılık kazanmasına neden olur, çevre kirliliğine ve sağlık sorunlarına yol açar, tarım ürünü ihracatını olumsuz yönde etkiler" dedi.
"İLAÇ KULLANIMINDA BÖLGELER ARASI DENGESİZLİK SÖZ KONUSU"
Türkiye'de tarım ilacı tüketiminin 1979'dan bu yana geçen 27 yılda yüzde 117'lik bir artış gösterdiğini belirten Delen, en zehirli tarım ilaçlarının ise yoğun bir şekilde tüketildiğine dikkat çekti. Tarım ilaçları kullanımında bölgeler arası önemli dengesizlikler bulunduğunu belirten Delen, "Beslenmemizde ve ihracatımızda önemli yere sahip pek çok tarım ürününün yoğun yetiştirildiği, nüfusun kalabalık olduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde ülkemizde kullanılan tarım ilaçlarının yarısına yakını tüketiliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki tüketim yüzde 10'luk düzeydedir. Bu değerler yoğun tarım yapılan yörelerde yüksek sayılabilecek bir tüketim olduğunun göstergesidir" açıklamasını yaptı. Delen, ülkemizde tüketicinin gıda güvenliği konusunda bilinçsiz olduğuna vurgu yaparak bitki koruma amaçlı kullanılan tarımsal ilaçların yüzde 75'inin Avrupa ülkelerinde sivil toplum kuruluşlarının da baskısı ile piyasadan kaldırıldığı bilgisini verdi. Delen, gıda güvenliği için, gıdalarda sürekli ve periyodik analizler yapılması gerektiğini belirterek sonuçlarının kamuoyuna duyurulmasını istedi. Delen ayrıca, üretimde "anlaşmalı ve kontrollü" tarıma geçilmesinin, tarım ilacı ruhsatlandırma biçimi ve bayilik sisteminin gözden geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
"AB STANDARTLARINA ULAŞMAK GEREKİYOR"
EBSO Başkan Yardımcısı Nedim Kalpaklıoğlu ise, gıda güvenliği konusunda Türkiye'de henüz yeterli önlemler alınmadığını belirterek, "AB standartlarına ulaşmak için çaba gösterilmesi gerekiyor. İlaçların gıdalar üzerindeki kalıntı miktarları konusunda ilgili tüm kurum ve kuruluşlar dikkatli ve titiz olmalı. Tarımsal ilaç kullanımı ihracatı da olumsuz yönde etkiliyor" dedi.
"REÇETE İLE SATILMALI"
EBSO Meclis Üyesi Kürşat Yuvgun da, tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanılmasının insan sağlığını olumsuz etkilediği için reçete ile satılması gerektiğini belirtti. Zirai ilaçların uzman ve yetkili ekipler tarafından uygulanması gerektiğini ifade eden Yuvgun, "Düşük zehirli ve doğa dostu olan ilaçlar ülkemizde tercih edilmiyor. Çünkü bunlar pahalı, ekonomik açıdan zayıflamış olan tüketici bunu kullanılmıştır. Kamu yönetimi elini cebine atıp, bunu sübvanse etmelidir. Sorunu tarlada tesbit edip, kökünü kazımak zorundayız" dedi. Gıda Sorunları Komitesi Başkanı Cihangir Hür ise, gıda güvenliği konusunda kamuoyu oluşturulması gerektiğini ifade ederek, "Baskı unsuru olmazsak zehirlenmeye devam edeceğiz. Hallerde alınan rusum bedellerinden tüketici korunmasında da faydalanılmalı. Gıdada alınan KDV de gıda güvenliğine kaynak olarak kullanılmalı" diye konuştu.
Kaynak
http://www.gidasanayii.com/modules.php?name=News&file=article&sid=14595
Geri |