No: 17 Mayıs 2008

İnsanların antimikrobiyal dirençli bakterilere maruz kalmasında gıdaların rolü

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) BIOHAZ Paneli tarafından görüşe açılan taslakta, antimikrobiyal ajanların hayvan, bitki ve gıdalarda kullanımının pek çok maddeye dirençli bakteri gelişimine ve gıdalar yolu ile insanlara geçebilecek dirençli bakteri kaynaklı hastalıkların oluşumuna katkıda bulunduğu söylemektedir. EFSA, BIOHAZ Paneline, halk sağlığı perspektifinden gıdaların antimikrobiyal dirençli bakterilerin taşınmasında nasıl bir araç olduğunu tanımlaması için ricada bulunmuştur ve BIOHAZ Paneli bu durum üzerine bir görüş başlatmıştır ve 27 Mayıs 2008 tarihine dek bilimsel verilere kapısını açmıştır.

Taslak görüş, zararlı bakterilerin gıdalar yolu ile insanlara bulaşmasının engellenmesi için gıda zincirinde arttırılan hijyen uygulamalarını da içeren tüm önleme ve kontrol prensipleri yolu ile insanlara antimikrobiyal dirençli bakterilerin bulaşmasının da önlenebileceğini ve kontrol edebileceğini söylemektedir.

Panel, taslak görüşünde "Antimikrobiyal dirençli bakterilerin ve bu bakterilerin ilgili genlerinin insanlarda hastalıklara sebep olma yollarının kontrolü ile antimikrobiyal bakterilerin gelişmesi ve yaygınlaşmasını önlemek için tüm paydaşların tıp, veterinerlik, gıda üretim ve hazırlama ve gıda güvenliği düzenlemeleri gibi kendi alanlarındaki sahip olduğu bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır."  şeklinde önerilerde bulunmaktadır.

Antimikrobiyallerin, insanların hastalıklarında daha az etkin bir hale gelmesi ile antimikrobiyal dirençli bakteriler daha ciddi bir tehlike haline gelmektedir. Bu durum hayvan popülasyonunda antimikrobiyal dirençli bakterilerin artışının gözlenmesiyle de desteklenmektedir. İnsanların hastalıklarında rol oynayan dirençli Salmonella ve Campylobacter genellikle gıda yolu ile yayılmaktadır. Bu tarz dirençli bakterilerin yayılmasında rol oynayan başlıca gıdalar ise, kümes hayvan etleri, yumurta, domuz ve sığır etleridir. Bitkisel kökenli taze gıdaların hazırlama ya da işleme süreçlerindeki kontaminasyonlar da ciddi bir tehlikedir, örneğin salatalar.

Panel, antimikrobiyal dirençli bakterilerin insanlara taşınmasında gıdaların nasıl bir araç haline gelebildiğine dair bazı örnekler tanımlamıştır:
- dirençli bakteri taşıyan hayvanlardan elde edilen gıdaların direkt olarak insanlara transfer olması ile gıdanın vücuda alındıktan sonra hastalıklara sebep olması ya da koloni oluşturması; 
- antimikrobiyal dirençli bakterileri içeren çeşitli kanalizasyon ve çamur atıklarının bulaştığı sularla tarlaların sulanması sonucu taze yiyeceklere bu bakterilerin bulaşması ve vücuda alımları;
- hayvansal kökenli gıdalar ya da diğer gıdalar yolu ile antimikrobiyal dirençli bakterinin insan bağırsak florasına yerleşmesi.

Panel, eldeki bilimsel verilerle, potansiyel bulaşma yollarının tespiti ve kontrolünün gözden geçirilebileceğini önermektedir.

Panel, aynı zamanda gıda ve gıda zincirine, işleme ve koruma prosesleri için kasten bakterilerin sokulmuş olabileceğini vurgulamaktadır, örneğin fermantasyon kültürleri ve probiyotikler gibi.  Bunlar antikmikrobiyal dirençli bir durum gösterebilir ve gıdalar yolu ile antimikrobiyal dirençli bakterilerin alımı için bir yol olabilir.

Panel, hayvanlardan elde edilen gıdaların insanlarda hastalığa neden olan Meticillin-dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) için potansiyel bir yol olduğunu ve gıda-kaynaklı hastalıklara sebep olabileceğini düşünmektedir. Bununla birlikte, eldeki veriler mesleki olarak domuz yetiştiricilerin ve kesimhane çalışanlarının bir risk olduğunu vurgulamaktadır.

Kaynak
http://www.efsa.europa.eu/EFSA/efsa_locale-1178620753812_1178700897302.htm

Geri